Dr. Canan Kaftancıoğlu Resmi Web Sitesi

 

 

 

 

 

 

           1 Mayıs...

           Değerli konuklar, Kardeş soframıza hoş geldiniz. Sevgili eşim Dr.Ali Naki Kaftancıoğlu ile birlikte bu anlamlı gecenin ev sahipliğini yapmaktan onur duyduğumuzu belirtmek isterim. Birlikteliğimiz ve günün anlamı ile ilgili duygularımı izninizle sizlerle paylaşmak istiyorum.
            Biliyoruz ki, at izinin it izine karıştığı dönemler vardır. Tüm Dünya dolayısıyla ülkemiz böylesi bir dönemi yaşamakta. Ama yine biliyoruz ki her gecenin, her karanlığın bir sabahı, bir aydınlığı var.
            Bu aydınlığa ulaşmak için binlerce Şikagolu işçi, geçen yüzyılın sonunda, yakın tarihimizin en anlamlı savaşlarından birini vermişlerdir. Bu savaş, çalışma saatlerini azaltıp, üretilen değerlerin paylaşımını biraz daha hakça sağlamak için yaptıkları eylemdir. Tüm Dünya çalışanları için önemli, yol gösterici bu eylem günümüz 1 mayıs kutlamalarının somut kökenidir. Vicdan ve mantık sahibi her insanın haksızlığa başkaldırması ve kaldırana da destek vermesi gerekir. Emekçiler, yani beyaz ya da mavi önlüğü ile insanlığa kazanım sağlayan, çoğu zaman da hor görülen işçi, çiftçi kesimi bu bayramın asıl sahibidir.
            Ülkemizde 1 Mayısların yaşanmış acı tarihine girmek istemiyorum. Yaşanmışlıkları ve verilen emekçi mücadeleyi hepimiz biliyoruz. Ama şunu belirtmek isterim, 1 mayısları üreterek, emekten yana olarak, inanarak kutlamalı ve içini doldurmalıyız ki sıradan içi boş bir ritüel haline dönüşmesin. Nasıl içini doldurabiliriz? İşte eli olmayanın aşta gözü olmamalı. Hacı Bektaş’ın kara kazanı gibi, kitlesel üretilen değerler hakça paylaşılmalı ve her şeyden önemlisi emeğin gücüne inanmalıyız.
            Yine ülkemizde hiç bitmeyen kriz, darbe, AB dayatması, terör, devalüasyon bahaneleri ile haksız bir üretim paylaşımı sürüp gitmekte. Baharın içimize doldurduğu enerji ile vicdanımızı susturamayıp bu haksızlığa artık dur demek gerektiğini düşünüyor isek elele vermenin zamanıdır. Bizler Esenyurt gecekondularına baharı getiremezsek bu savaşta yerimizi alamamış demektir. Karındaş değilsek de kardeşiz. Peygamber değilsek de hepimiz bu toplumun önderleriyiz. Topal karınca misali Kâbe’ye gidemesek de yolunda ölmeye en azından ben hazırım.

Dr. Canan Kaftancıoğlu / 1 Mayıs 2009

   


Google Arama